Stolen

Ayna ayna söyle bana var mı  Anya’dan daha atletiği, daha yeteneklisi, daha güzeli bu dünyada? Var! Benim aşkım! Neyse kafiyeli kafiyeli bir giriş yapayım dedim, bu kadar geyik kâfi. Aa yine kafiye oldu. Kız kafiye getir bakayım nescafe mi, bir leğene de su koy gel ayaklarımı yıkayacaksın… Tabii ben de o sırada  Anya’yı aman pardon Stolen’ı inceleyeyim.

Farkettiğiniz gibi bugün geyik yapmaya müsaitim, tutmayın beni!NOT:Gamerbug’daki kısa kariyerimde henüz hiçbir oyun hakkında iyi şeyler söylemedim, yine söylemeyeceğim. Baştan  bilin yani!

Efendim oyunumuzun konusuna göre Anya Romanov isimli Hollywood’dan çıkma  taş gibi bir bayan ile onun dallama fakat karizmatik yardımcısı(patronu veya arkadaşı da olabilir. Meçhul!) Louis, gizli bir müşteriden Forge City’deki Japon Hazineleri Fuarı’ndaki Samuray Heykeli’ndeki taçtaki değerli taşın(!) çalınması gibi zor mu zor, tehlikeli mi tehlikeli bir görev alıyor ve kolay zor demeden  görevden göreve koşuyor. Sonra işin içinden hırsız olarak çıkıyor ve bizden yardım istiyor. Biz de kırmıyoruz tabii seksi Anya’yı ve “Canım benim sen ver kendi kontrollerini bize, biz hallederiz…” diyoruz. Ve bismillah Tanya aman Anya olarak oyunumuza giriyoruz.

Tabii oyunumuza girmeden önce kısa videolar ve müzikler dikkatimizi çekiyor. Çoğu kişinin olumsuz eleştirilerine rağmen benim çok beğendiğim ve izlerken gülmekten altıma işediğim Gora filminin giriş müziği ile Stolen’ın giriş müziği neredeyse aynı. Yani çok güzel. Ehehe. Videoların da Gora’dan pek aşağı kalır bir yanı yok, oturun film gibi izleyin. Giriş videosu on dakika falan sürüyor. Ben bir an oyun değil çizgifilm aldığımı zannettim!

Oyuna başladığımızda ise bizi bir dumur sarıyor. Neden derseniz,  sevgili Anya’yı görmek ve incelemek(!) neredeyse imkânsız. Çünkü kameramız üçüncü şahıs kamerası! Hem de berbat bir kamera! Farenizi yukarı götürürseniz aşağıya, aşağı hareket ettirirseniz yukarıya bakabiliyorsunuz. Ancak “q” harfini kullanarak Anya’nın gözünden etrafı görebiliyorsunuz, fakat bu kez de hareket edemiyorsunuz! Kısaca diyeceğim şudur; Stolen bir uçak simulasyonu! Kamera açılarındaki bu kıllık, adam pataklarken ve  daldan dala(Semra Annemi özledim. Ühü ühü!) atlarken de bizi bayağı bir zorluyor. Tam zıplayacağım, kamera başka tarafa dönüyor ve cumburlop aşağı! Hele adam döverken! Herifler “Ah uh” diye ses çıkarmasalar heriflere vurup vurmadığımı bile anlamayacağım. Tabii bir de grafik hataları var. Karakterler birbirlerinin içine giriyor,  bütün bekçiler bayılınca aynı şekilde yere düşüyorlar,  Anya’nın gölgesi sahibinden bağımsız hareket ediyor… Eğer Blue 52 firması, Stolen’ı birinci şahıs kamerasından oynamamıza müsaade etseydi ve videolardaki grafiklere gösterdiği özeni normal oyundaki grafik tasarımına da gösterseydi, çok daha başarılı olurdu.

Karakterlerin hareketleri de bir başka! Anya’nın yaptığı hareketler ne bir insanın yapabileceği hareketler, ne de bir kedinin. Yahu kadın parandeler atarak borudan boruya atlıyor! Bütün hırsızlara meydan okuyorum, hiçbiri Anya kadar atletik olamaz. E tabii atletik olunca insan seksi de olduğuna göre, Anya insanı bayağı bir tahrik ediyor. Hehehe. Peki ya bekçilerin, yani düşmanlarımızın hareketleri? Onlar atletiğin tam tersi, robot! Hepsi aynı şekilde ateş ediyor, aynı şekilde yere düşüyor ve en önemlisi: Hepsinin sesi aynı! Bekçilere yakalanmamanız için tek yapmanız gereken, sessiz olmak ve mümkün olduğunca karanlık yerlerde bulunmak. Karanlık yerlerin karanlık olduğunu nereden anlayacağınıza gelirsek, bkz. oyun ekranınızın sağ alt köşesi. Ne var orada? Harita mı! Yahu onu geç o her oyunda var. Sen onun soluna bak soluna…  Hah! Orası işte. O  çizgi, sizin etraftan görünebilme oranınız. Ne kadar koyuysa, o kadar iyi. Eğer Galatasaray kırmızısı ise, bilin ki beyninize bir kurşun yeme ihtimaliniz yüksek.

Şöyle yazıya tekrar bir bakacak olursak, (bakıyorum) bu oyunu almayın arkadaşlar. Bize verdikleri, istediği sistem gereksinimlerinin yanında beş para etmez. Özellikle o kamera açısı ile cebelleşeceğinize oturun ders çalışın daha iyi! Bak yine sinirlendim…

-Anyaa! Anyaaa! Ne dersin?

-Neye ne derim?

-Stresimi almaya ha?

-Şimdi olmaz, başım ağırıyor!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s